Kafeinsiz Kahve, Kahve İşleme Yöntemleri

Kafeinsiz Kahve: Kahve Nasıl Kafeinsiz Hale Getilir?

Kafeinsiz Yeşil Kahve Çekirdeği

Kafeinsiz kahve, kahvenin sunduğu zengin aromalardan ve tatlardan vazgeçmeden kafein alımını sınırlamak isteyenler için mükemmel bir alternatiftir. Kahve tutkunları, günün her saatinde kahve keyfi yaparken, uykusuzluk ya da kafeinin yol açabileceği diğer etkilerden endişe etmeden bu içeceğin tadını çıkarabilirler. Kafeinsizleştirme işlemi, kahve çekirdeklerinin kafeinsiz hale getirilmesi için çeşitli yöntemlerle gerçekleştirilir. Bu süreçlerde kimyasal solventler, su veya karbondioksit gibi maddeler kullanılır. Her yöntem, kahvenin lezzetini ve aromalarını koruma kapasitesine göre farklılık gösterir. Kafeinsiz kahve tercihi yaparken, kullanılan yöntemler ve çekirdeklerin kalitesi büyük önem taşır. Bu yazıda, kafeinsiz kahvenin nasıl üretildiğini ve hangi yöntemlerin kullanıldığını detaylarıyla inceleyeceğiz.

Kafeinsiz kahveler sağlıklı mı? Kimler kafeinsiz kahveyi tercih etmeli?

Kahve tüketimi nedeniyle çarpıntı yaşıyorsanız, mideniz yanıyorsa, anksiyete panik problemi yaşıyorsanız, kafeinsiz (decaf ya da decaffeinated) kahve çekirdekleri sizin için daha uygun olabilir.

Kafein hassasiyeti olan kişiler için kafeinsiz kahve iyi bir alternatiftir. Hamile kadınlar, ergenler ve belirli ilaçları kullanan kişiler de kafeinli kahve yerine kafeinsiz kahveyi tercih edebilir.

Kafeinsiz Kahvenin Faydaları Nelerdir?

Kafeinsiz kahve, özellikle kafein alımını sınırlamak isteyenler için mükemmel bir alternatiftir. Kafein çıkarılmasına rağmen, kafeinsiz kahve birçok sağlık yararı sağlamaya devam eder. Antioksidanlar açısından zengin olan kafeinsiz kahve, düzenli kahveye benzer şekilde vücutta serbest radikallerle savaşarak oksidatif hasarı azaltmaya yardımcı olabilir. Bu da kalp hastalıkları, kanser ve tip 2 diyabet gibi ciddi hastalıkların önlenmesine katkı sağlayabilir. Ayrıca, kafeinsiz kahve, magnezyum, potasyum ve niasin gibi besin maddelerini de içerir, bu da düzenli tüketimde vücudun ihtiyaçlarını destekleyebilir.

Kafeinsiz kahve tüketimi, tip 2 diyabet riskinin azalmasıyla da ilişkilendirilmiştir. Günde içilen her fincan kahve, bu riski %7 oranında düşürebilir. Bunun yanı sıra, yapılan bazı çalışmalar, kafeinsiz kahvenin karaciğer fonksiyonlarına da fayda sağlayabileceğini göstermektedir. Karaciğer enzim seviyelerini düşürerek, karaciğerin korunmasına yardımcı olabilir. Ek olarak, kafeinsiz kahve tüketiminin felç ve kalp hastalıklarından kaynaklanan erken ölüm riskini ve Alzheimer ile Parkinson gibi hastalıklara yakalanma riskini azaltabildiği belirtilmiştir. Ayrıca, normal kahveye kıyasla daha az asit reflüsüne neden olur ve günde iki fincandan fazla tüketildiğinde rektal kanser riskini azaltabilir.

Özetle kafeinsiz kahve, normal kahvenin sağlık yararlarının çoğunu sunar, ancak yan etkilerinin hiçbirini içermez. (Kafeinsiz kahvenin sağlık etkileri hakkında daha fazlası)

Kafeinsiz kahveler nasıl elde edilir?

Kahve çekirdeğindeki kafeinin alınması için başlıca 4 farklı yöntem kullanılıyor.

1- Doğrudan Solvent (çözücüler) kullanımıyla (Direct-Solvent Process) kafeinsiz kahve elde etmek: Solventlerle kahve yapısındaki kafein uzaklaştırılarak kahve çekirdeği yaklaşık yüzde 97 oranında kafeinsiz hale getirilir. Bu süreçte, çekirdekler öncelikle yaklaşık yarım saat boyunca buhara maruz bırakılır. Bu işlem, çekirdeklerin gözeneklerini açarak kafeinin serbest kalmasını sağlar ve solventin çekirdeğe daha iyi nüfuz etmesine olanak tanır. Daha sonra, çekirdekler yaklaşık on saat boyunca tekrar tekrar durulanır. Bu durulama işlemi genellikle ya metilen klorür ya da etil asetat ile yapılır. Bu kimyasallar, kafeinin çekirdeklerden ayrılmasına yardımcı olur.

Bu yöntemde genellikle kullanılan solvent etil asetat olup, bu nedenle bu yöntem bazen “Doğal Kafeinsizleştirme Yöntemi” (Natural Decaffeination Method) ya da “Şeker Kamışı EA Kafeinsiz” (Sugar Cane EA Decaf) olarak adlandırılabilir.

Bu süreçte etil asetat, şeker üretiminin doğal bir yan ürünü olarak elde edilerek kafeini çekirdeklerden uzaklaştırmak için kullanılır. Ancak, her etil asetat (EA) kahvesi doğal etil asetat ile işlenmez; çoğu zaman laboratuvarda üretilen etil asetat kullanılması gerekir. 

Bir kahve paketi üzerinde işleme yöntemi belirtilmemişse, muhtemelen metilen klorür ile işlenmiş olabilir. Metilen klorür ile kafeinsizleştirilmiş kahveler, genellikle düşük maliyetli oldukları için tercih edilir. Bir kahve üreticisi su ya da doğal işlem kullanmadığını belirtmiyorsa, büyük olasılıkla metilen klorür yöntemi uygulanmıştır. Eğer satın aldığınız kafeinsiz kahve alternatiflerine göre ucuzsa, bu kahvenin kafeinsizleştirme sürecinde metilen klorür kullanılmış olma ihtimali yüksektir ve bu kahve genellikle lezzetsiz ve kimyasal bir tada sahip olabilir.

Özetle, her ne kadar etil asetat yöntemi doğal ve tat bakımından daha zengin kabul edilse de, raf ömrü kısadır ve bu yüzden TETT veya SKT olarak belirtilen tarihe dikkat ederek tüketilmelidir.

2- Dolaylı Solvent (çözücüler) kullanımıyla (Indirect-Solvent Process) kafeinsiz kahve elde etmek: Bu süreç kahve çekirdeklerinin sıcak su içinde bekletilmesiyle başlar. Bu işlem sırasında su, çekirdeklerdeki kafeini ve diğer bileşenleri emer. Ardından, bu su başka bir tanka aktarılır ve burada bir solvent ile işleme tabi tutulur. Solvent, yalnızca kafeini hedef alır ve su içindeki yağları ve aroma moleküllerini bozulmadan bırakır. Solvent, kafeinle dolu olan kısmı suyun yüzeyinden alınır, böylece kahve çekirdekleriyle doğrudan temas etmemiş olur. Son olarak, aromalarla zenginleştirilmiş su tekrar çekirdeklerin içine geri döner ve çekirdekler bu sudan aromaları ve proteinleri yeniden emerler.

3- Karbondioksit kullanımıyla kafeinsiz kahve elde etmek: CO2 ile kafeinsizleştirme yönteminde de kafeini ayrıştırmak için kimyasal maddeler yerine karbondioksit kullanır. Öncelikle kahve çekirdekleri suya batırılır ve ardından paslanmaz çelik bir kaba, yani çıkarma kabına, yerleştirilir. Kap mühürlendikten sonra, sıvı CO2 çekirdeklere 1.000 psi (inç kare başına pound) basınç uygulanarak gönderilir ve kafein çıkarılır. CO2 sadece kafeini çözer ve çekerken, aroma molekülleri çekirdeklerde kalır. Kafeinle dolu CO2 daha sonra absorpsiyon odası adı verilen başka bir kaba aktarılır, burada basınç düşürülerek CO2 gaz haline geri döner ve geriye sadece kafein kalır. Kafeinsiz karbondioksit ise tekrar basınçlı tanka gönderilerek yeniden kullanılır.

4- İsveç usülü yıkama ile (Swiss Water Process) kafeinsiz kahve elde etmek: Bu yöntem kafeini çıkarmak için doğrudan ya da dolaylı olarak hiçbir kimyasal madde kullanmayan bir yöntemdir. İlk kez 1933’te ortaya çıkmış olsa da, ticari olarak uygulanabilir hale gelmesi 1988 yılına kadar sürmüştür. Bu yöntemde, çekirdekler kafeinin serbest kalması ve daha kolay erişilebilir olması için buhara maruz bırakılır. Daha sonra çekirdekler, daha önce başka bir parti çekirdekten elde edilen ve kahve bileşenleriyle doymuş suya yatırılır. Su zaten kahve bileşenleriyle doymuş olduğu için, ikinci partideki çekirdekler bu bileşenlerini suya bırakmaz, yalnızca kafein suya çekilir. Ardından su, daha büyük kafein moleküllerini yakalayan, ancak daha küçük yağ ve aroma moleküllerini geçiren aktif karbon filtrelerden geçirilir. Bu sayede kafein giderilirken kahve aroması korunur. İşlemin son aşaması ise çekirdeklerin yavaşça kurutulmasıdır. Bu yöntem ile kahve çekirdeğindeki kafein yaklaşık yüzde 98 kadar uzaklaştırılabilir. Bu yöntemde dahi bir bardak kahvede yaklaşık 4-5 mg kafein bulunabilir. 

İşleme yöntemi hangisi olursa olsun kahve çekirdeğini tamamen kafeinsiz hale getirmek mümkün değildir. Ancak yüzde 90-95 üzerinde kafeinsiz hale getirilebilir.

Bazı uzmanlara göre kahvede kafeinin çıkarılma yöntemi, kafeinsiz kahvenin sağlıklılığını belirlese de bu konuda çıkarım yapabilmek için yeterli bilgi yoktur. Swiss Water Process kullanımının daha sağlıklı olduğunu, solvent kullanımıyla kafein ayrıştırma tekniğinden kaçınılması gerektiğini düşünmektedir.

Normal bir insan için günlük güvenilir kafein miktarı 300-400 mg arasıdır. Normal kahvelerde 235 ml civarı kupada 85 mg civarında bulunan kafein miktarı, kafeinsiz kahvelerde 235 ml civarı bir kupada maksimum 8.6 ile 13.9 mg arasında olduğu tespit edilmiştir. Bu miktar da kafein için olan güvenilir sınırın altındadır.